Cevap: His yanılması yoksa, bulur.
Ya da bulmalı diyelim ki resmi görüp de 'hadi canım ordan' diyenleri yazının başından korkutmayalım. Öyle beylik laflar edecek kadar ne tecrübem ne de mutlulukla sonuçlanmış bir aşk hikayem var. O yüzden şimdiden söyleyeyim, iyi aşkın formülünü bilmiyorum, bilsem öncelikle kendim kullanırım. Çok memnun kalırsam da zaten kimseye söylemem hahayt! Tamam, konumuza dönüyorum.
Bu aşk iki farklı insanı bir araya getiriyor ya azizim, ondan sebep bir şekilde bir tarafın hareket kabiliyetinin daha fazla olması gerekiyor ki orta noktada buluşulsun. Zira biz insanlar 'banane canım o gelsin' diye diye oturduğumuz yere, sahip olduğumuz karaktere çakıldığımızdan orta noktanın daha 'o'suna ulaşamıyoruz. Bende o bananecilerdenim. İçimden gelerek yaptığım bütün güzelliklerin, bir şekilde karşılığını görmek isterim. 'Cüzi bir ücret' gibi. Yok artık daha neler!. Yani bir güler yüz, teşekkür, takdir belirten bir kaç söz. Kim en azından bu kadar bir karşılık beklemiyorum derse yalan söylüyor, ben size diyeyim.
İki farklı insanın biraraya gelmesi zaten yeterince sıkıntılı bir durum. Bu nedenle biraz vücudu esnetmekte yarar var, hareket etme kabiliyeti kazanma açısından diyorum, yanlış anlaşılmasın. Orta noktaya gelmeye gücenen sayın insanoğlu, bu orta noktadan uzaklaşmak içinse aklınızı hayalinizden uzaklaştıracak manevralar yapabilir. 'Ulan demin ki uyuşuk bu muydu' bile diyecek vakit bulamazsınız.
Heh ben ne diyordum. Değerli, herkese tam tadında nasip olmayan bu duygunun kıymetini bilmek, bulduğumuz yerde sıkıca tutmak gerekmektedir. Ayaklarınızı yerden kesebilen bu his, uğrunda verdiğiniz her bir çabanın karşılığını size mutlaka verecektir.
Ve ne demiştik, karşılıksız birşey olmuyor ya, gerekirse resimdeki gibi üstümüze bir takım kılıflar geçiririz. Bu insanları galeyana getiren bir cümle, 'ben karakterimden ödün vermem, o beni böyle sevsin' çığlıkları attırır. Zaten bahsettiğim birazcık karşı tarafın hoşuna gidebilecek gibi davranmak. Yani inadına hoşa gitmeyen şeyler yapmaya da gerek yok.
Çok beylik laflar etmeyecektim(!), zira bu yazıyı okuma ihtimali olan sevgili, kızgın ve bunları benim neden yapmadığımı sorgulayan biri olabilir. Eğer okuyorsa şunu söylemeliyim ona : Herşeyin farkında olup da farkındalığını göstermek için biraz zamana ihtiyacı olan biri olabilirim. Ama orta noktaya gelmemiz için bir kaç adım da senin atman gerek sanki. Ne dersin?
Bol hareketli günler, orta noktada buluşmak üzere.
