26 Nisan, 2012

belki bir gün..

Durdu.
Onunla beraber herşey durdu.
Durmayan tek şey kalbimdi. O durdukça sanki kalbim daha hızlı atmaya başladı. Bir konuşsa normale dönecekti herşey. Başta ne söylediği önemsiz olacaktı. Sonra sonra anlayacaktım. Ama bir konuşsaydı..


''Hadi konuş, ne olur'' dedim son bir gayretle. Sanki o an farketti orda olduğumu. 
''Olmuyor'' dedi. 


Beklediğim cümle değildi bu ama yine de konuştu ya, yetindim bununla. Konuşacaktı artık, o ilk cümleyi söyledi ya gerisi gelecekti. 

''Uzaktan olmuyor, bu şekilde daha ne kadar devam edecek'' dedi. 

Ben devam ediyordum, yapabiliyordum. Yapabilirdim de. Olmayan neydi ki? Hani kalbim konuşunca bu kadar hızlı atmayacaktı? Neden yaşadığımız herşey gözümün önünden geçiyor? Yaşadığımız şeylerin güzelliğinden şüphe etmem normal mi?..

Ne kadar da kararlı söyledi bunları. Bense hala inanamıyordum. Gene iki ayrı uca düşmüştük aynı yola çıktığım insanla.

''Başından beri böyle değil miydi ama, ne değişti? Ben bir an bile şüphe etmedim seninle olup olmayacağından. Sen nasıl getirdin sevgini bu noktaya? İki insan birbirini severse herşeyin üstesinden gelir, ben buna inanıyorum. Hayatımdan her giden benim iyiliğim için gittiğini söylediği halde ben hiç iyi hissetmedim kendimi. Hepsi sözde beni severek ayrıldılar, yetmezmiş gibi ayrılmak zorunda kaldıklarına inandırdılar beni. Şimdi sen karşımda onlar gibi davranıyorsun. Hayatımda sıradan biri olmayı göze alıyorsun.'' 

Bu sözler aklımdan kaç kere geçti, onun hayali cevaplarına göre kaç kere şekillendi, ama ne beklediğim cevaplar vardı içinde, ne de söylemeyi planladıklarımın tümü. Ne kadar söylersem söyleyim gene birşeyler eksik kalacaktı. Zorlamadım kendimi. Varsın söylenmesi gerekenler bunlar olsun.

Gözlerime baktı. Konuşmadan da vedalaşılırmış. Sonradan anladım. İnanmayanı inandırmak zormuş. Onu da sonradan anladım. Sen çoktan gitmişsin ya ben en son onu anladım. Daha yeni anladım.

Senden sonra, benden önce, dün, bugün. Hepsi aynı oldu. Sen herkes gibi oldun. Ben eski benden çok uzak. Kalp kırıklarıma yenileri eklendi. Ve sen gittin.

Geriye ben kaldım, senden önceki benden farklı, biraz daha yorgun bir ben. Tekrar aynı ben olmayacağım. Akıllandığımı söyleyeceğim kendime, kimseyi sevmeyeceğimi. Herkesin bir gün, bir yerde gideceğine inandıracağım kendimi. Her halimle beni kabul eden insanlara sığınacağım hayal kırıklıklarımla. Şikayet edeceğim seni. Bir kaç zaman önce 'beni seviyor, çok seviyor' diye seni anlattığım insanlar, bana senin gerçekten sevmediğini söyleyecekler. Bütün kanıtlarımı benden aldın diye çaresiz kabul edeceğim. 

Üzüldüğümü söyleyip, ağlamamak için dişlerimi sıkacağım. En çok geceleri aramak isteyeceğim seni. Kendi kendime engel olacağım. 'Bırak o arasın' diyecek bir yanım. Aramayacağını bilerek, aramanı ümit ederek hayatıma devam edeceğim. Kaç gündür konuşmadığımızı hesaplayıp, daha az zaman oldu diyip kendimi rahatlatacağım.


Günler sonra arkadaşlarım seni soracak, bilmiyorum derken içim acıyacak yeniden. 


Ve bir gün gelecek seni anlatırken bir yabancıdan bahsediyor gibi hissedeceğim. İçim acımayacak daha fazla. Kaç gündür konuşmadığımızı saymayı bırakacağım. 


İyileşme belirtileri başlayacak, her bir adımda daha da iyi olacağım. 


Adın aklıma geldiğinde kalbim çarpmamaya başladığında herkes gibi olacaksın. Tıpkı istediğin gibi..

23 Nisan, 2012

kaybolup gidelim

durgun sularına bırakıyorum kendimi
korkmuyorum derine dalmaktan
martılar sessiz süzülürken sana
saçların savrulur yorgun düşmüş aklıma şarkıma

beni seninle benden al al götür
kaybolup gidelim ellerin elinde
bana teninde aşktan bir yer ayır
rüzgarınla savrulup geleyim kendime
 
tepeden bakınca ayağımın altından
kayan yansımalar görüyorum
uzatıp ellerini tutamıyorum kendimi
gülmeye muhtaçken yokluğuna alıştım karıştım
 
beni seninle benden al al götür
kaybolup gidelim ellerin elinde
bana teninde aşktan bir yer ayır
rüzgarınla savrulup geleyim kendime

(Zımba)


Not : Bu şarkı can' özlemine..

21 Nisan, 2012

güzel bir gün..

Dilimde bir şarkı :  ''Geeeelsiiiin hayat bildiği gibi geeeelsiiiin''

Bugün güzel bir gün olacak biliyorum.

Evet, biliyorum.

12 Nisan, 2012

Bugün

seni özledim..

Uzun zamandır görmezden geldiğim bu duyguyla ne yapacağımı bilemedim. Dile getiremediğim bir özlemin bana ne faydası var ki. Ya da sana ne faydası olacak ki.

Keşke seni ne kadar özlediğimi sende bilebilsen. Keşke sende benim kadar özlemiş olsan. Keşke bizi bu özlemlere mahkum etmesek.. Keşke.. Keşke..

Sana söylemek istediğim ne varsa yazarsam rahatlarmışım. Birde seni aramamak için başka şeylerle ilgilenmeliymişim. Yapıyorum, yapmaya çalışıyorum. Ama olması gereken bu duygunun önüne geçmeye gelince durum, heh işte bir onu yapamıyorum.

seni özledim..

Bunu bilemeyecek olman senin tercihin aslında. Senle ben, hani eskisi gibi olsak hemen söylerdim sana. Özlenmek güzel şey ya, mutlu olurdun. Sen mutlu olunca ben mutlu olurdum. Mutlu mutlu yaşar giderdik.

seni özledim..

Evren'in oyunlarına maruz kalıyorum bu sıralar, hayır olsun. Senin ismin, yaşadığın şehir, alakasız yerlerde karşıma çıkar oldu. Bir internet bağlantısının senin adına sahip olma ihtimali nedir? O da oldu. Çalıştığın yerin sonunda Love barındıran reklam kitapçıklarının evimin önüne yıllardan beri ilk defa gelmesi. Beraber dinlediğimiz şarkılar. Falan filan.. Evren de istemiyor galiba seni unutmamı..

seni özledim..

Bunu defalarca söyleyeceğim kendi kendime. Ve bekleyeceğim sabırla, herşey olacağına varıyor sonunda.

seni özledim..

Bunu sana söylememek için telefonumu uzak bir yere koyarım, kitap okurum uykum gelene kadar. Sıkılırsam televizyon izlerim sırf zaman geçsin diye. Uyurum, en iyisi uyumak. Benim düşüncelerimle şekillenen o dünyada huzurla uyurum.

seni özledim..

seni çok özledim..

Ve sadece bil istedim.